HEDEF: ILGAZ DAĞI

Ana Sayfa » Genel » HEDEF: ILGAZ DAĞI
Paylaş
Tarih : 10 Ekim 2016 - 22:29

14610708_10154647252874181_1236074408_n

Haber:Hamdi Gökçen

Bu hafta, rotası Ilgaz olan Sinop Ormanspor Dağcılık Kulübü yürüyüşü hakkında bilgi veren Sinop Ormanspor kulübü Basın Sözcüsü Kevser Yalçın Karadaş, yürüyüş anılarını paylaştı;
“Tekrar yola koyulduk, Ilgaz- Çankırı yolundaki manzaralar görülmeye değerdi.

Hazan rengi muhteşemdi. Ilgaz Karayolu Şantiyesine kadar devam ettik. Fotoğraflar çektirdik, aracımızı bıraktık. 9 kişilik ekiple saat: 10.00’da start aldık. Yeşilliği bol oksijeni bedava, sarıçam-karaçam ve köknar ağacı olan yönden yürümeye başladık. Rehberimiz rotanın 14 KM olduğunu söyledi ama sonuca bakmalıyız dedik.

Orman içinden baş aşağıya inmeye başladık. Ankara’dan gelen dağcılar kamp atmışlar zirve için  09/10/2016 da Sinop Ormanspor Dağcılık kulübü sabah saat 06:00 da Başkan Mete KARAKAŞ ve rehber Ali Rıza ÇAYLI’ nın aracıyla 9 kişilik ekiple yola çıktık. Sabah sohbetleriyle soluğu Hanönü’de aldık.

Sabah çayımızı içtik,ikram börekleri yedikten sonra yola koyulduk. Kastamonu’ya yakınında    araçlara benzin adık. Arkadaşımız sabah karanlığında ayakkabıları tekleme giymesine kahkaha atıldı, olaya biz de güldük. Karanlıkta olur böyle vakalar dedik.

Yola çıktık, yolda yaşlı karı-kocaya  rast geldik. Mantar toplamışlar. Her inişin bir çıkışı var demişler. Yoldan tekrar orman içinden tırmanışa geçtik. Yeşil deryası içinde yürümeye devam. Çamların altında saçaklıca mantarları topladık. Epey yol aldıktan sonra karnımız acıktı. Güzel bir yer bulup yemek molası verdik. Karnımızı doyurduk, çayımızı içtik derken durmak yok dedik ve yola devam.

Açık alanda ve ilk yürüyüşe başladığımızda HACAT DAĞI bize el sallıyordu ve çok uzak görünüyordu. Uzak da olsa zirve yapılacaktı. Yürüyüşe geçtik, açık alanlarda rüzgar sert esiyordu. Hava genelde sisli- pusluydu ama güneş bize göz kırpıyordu adeta. Yürüdük yürüdük derken yalancı Hacat Dağına vardık, yalancıyla olmaz gerçeğine ulaşmak lazım

Yürümeye devam, rampa aşağıya indik, inmeden çantaları bırakınca hafifledik ve yürüdük. Rüzgar ve arada sis, güneş de bizi bırakmıyordu. İnişin bir çıkışı olur demişler ve çıkışa başladık. Gerçekten rampa zordu. Bandajlı ayakla katıldım yürüyüşe.

Başkası olsa asla pazar günkü yürüyüşe katılmazdı. Dağcılık insanın kanına girince kurtulması zor. İnsanoğlunda alışkanlık yapıyor adeta. Ebru arkadaşımızın da dizinde ağrı vardı. Ebru ile benim canım yanıyordu ama sineye çekiyorduk.

Hacat Dağı’nın eteğine kadar çıktık. 2400 metre rakıma ulaştık. Ali Rıza Bey, Atilla Bey, Recep Bey, badim Ferhan ile Esra da zirve yoluna devam dediler. Biz oturduk bizim zirvemiz bu olsun dedik. Arkadaşlarımız 2550 metre rakıma çıktılar. Dağın zirvesinde bol bol fotoğraflar çekmişler, hatta halay bile çekmişler. Anlı-şanlı bayrağımız ve kulübümüzün flaması ile fotoğraflar çektirmişler. Mete Bey ile Ada’ya siz de çıkın zirveye dedik. Niyetlendiler biraz gittikten sonra vazgeçip döndüler. Bizler yarım saat daha yürüseydik zirvede olurduk ama daha sonraya bıraktık.

Ada telefonunu kaybetmiş, çıktığımız yerden inişe geçtik hem de Ada’nın telefonunu arayalım dedik. Dağdan indik ve tekrar çıktık yürümeye devam, çantaları bıraktığımız yere kadar yürüdük. Çantaların yanına ilk ben gittim bir de baktım ki Ada’nın telefonu dikenlerin içinde, Müjdemi isterim dedim…

 

14593577_10154647253649181_663426549_n
Atilla hocam kampçıların yanına gidip konuşmuş. Onların aracıyla Albay ve bizim araç sahibi arkadaşlarımız gittiler ve araçları alıp geldiler. Saat 18:00 ‘da yola çıktık.

Karnımız acıkmıştı. Kastamonu da Hoşgör lokantasına gidip çorbamızı içtik. Üstüne yöresel etli ekmekle birlikte doğal ayranları içtik. Dağa baktığımızda dağın başını sis ve duman bürümüştü. Arkadaşlarımız inşallah sisin içinde kalmaz diye dua ettik.

Çantalarımızı aldık rüzgar almayan kuytu bir yere gidip dinlenmeye başladık. Zirveden ilk önce Esra Pektaş geldi, kutladık arkadaşımızı. Zirvede Ankaralı 4 dağcı arkadaşlarla karşılaşmışlar. Esra’nın peşinden Ferhan, Ali Rıza, Recep, Atilla Beyler geldiler. Ankaralı doğa sever arkadaşlarımızda geldi.

Albay 2 oğlunu ve arkadaşını alıp zirve için gelmiş. Tanıştık, konuştuk, kaynaştık. Birbirimize ikramlarda bulunduk. Hep birlikte bizde halay çektik. Hazırlandık ve 13 kişilik ekiple inişe geçtik. Yemek yediğimiz yere kadar yürüdük. Rüzgar almadığından dinlenmek için idael bir yerdi.

Moladan sonra tekrar yürüyüşe geçtik. Ebru arkadaşımın dizi benim ayaklarım saz çaldığı için biz arkadan takip ettik. Topuklarım yine su toplamış. Ayaklarım benden çok çekti. Hatta Albay, ben, Ebru arkada hem sohbet ettik hem yürümeye devam dedik. Kamp alanına yakınlaştık. Oley kara göründü dedik.

Kulakları çınlasın Albayımızın Sinoplular için kara önemlidir dedi. Balık için denize gidenlerin geri döndüğünde karayı gördüğünde çok mutlu olurlar dedi. Bizde kara göründü diye mutlu olmuştuk kendi adımıza. Albay önümüzden gitmeye başladı aramız açıldı. Kuru yaprakların ve otların altında gizlenmiş taşlar vardı. Dikkat edelim dedim arkadaşıma. İkimiz ağır ve emin adımlarla inmeye başladık. İnerken kuru ve yeşil yaprakların arasında bir şey buldum. Alsam mı almasam mı diye düşündüm. Belki kamp yapanlar ya da 13 kişiden birisi düşürmüştür diyerek aldım. Biraz elimde taşıdım, Ebru’ya verdim çantamın arka gözüne koyar mısın elimde taşımayayım dedim. Arkadaşlara seslendik ilerlemeyin bekleyin diye. Zaten ilerlemeleri mümkün değilmiş. Otların altına gizlenmiş taşlar Albayın ayağını burkmasına sebep olmuş. Düşen emanet meğerse Albayınmış. Emaneti teslim ettik. Bugün şanslı günümdeyim ayak bileğim sakat ama kaybolanları bulma günümdeyim.

Yediklerimizin üstüne çay ile cila yaptık. Karnımız doydu yola devam ettik. Aracımızda sohbetler yapıldı, şarkılar dinlendi hatta çayımızı bile içtik. Konforumuz yerindeydi. Yolda tekrar benzin alındı ve ver elini Sinop dedik.

Sohbet ederken birde baktık ki Sinop sınırları içindeyiz. Birinci tünel derken Kabalı kavşağına gelmişiz. Bir de baktık ki nazlı gelin gibi Sinop denizin içinde süzülüyor. Nasıl, başı dumanlı dağlar hazin hazin ağlıyorsa, Sinop ta nazlı nazlı suya tutunmuş süzülüyordu… Saat 22.15’de Sinop’a geldik, ilk önce ben indim. Hepimiz evlerimize dağıldık. Kendimizi dinlenmeye aldık.

Etkinliğe katılan arkadaşlarımızın emeklerine – yüreklerine sağlık. Zirve yapan arkadaşlarımızı kutluyor ve ayaklarına sağlık diyoruz. Sağ salim bir etkinliğin sonuna geldik.

Fotoğraf çeken Atila hocama, Ali Rıza Bey’e ve Esra’ya çok teşekkürler. Başka başka zirvelerde buluşana kadar dostça kalın.”

YÜRÜYÜŞ YOLLARIMIZ AÇIK VE AYDINLIK OLSUN. 10/10/2016
Kevser YALÇIN KARADAŞ
SİNOP

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

ASİLDER’DEN 11.ETKİNLİK
ASİLDER’DEN 11.ETKİNLİK

Haber:Hamdi GÖKÇEN Ankara’da 2 yıldır çalışmalarını sürdüren Genel Başkanlığını Kenan GÜLLÜ’nün yaptığı ASİLDER(Ankara Sinop

Sonbaharı Doğada Karşıladılar
Sonbaharı Doğada Karşıladılar

Haber:Ümit Can GÖKÇEN Sinop Orman Gençlik ve Spor Kulübü doğa ile buluştu. 15 doğacı bir araya gelerek 15 kilometre yürüdü. Sinop Orman Gençlik

1500 Sporcu Sinop’ta Yarışacak
1500 Sporcu Sinop’ta Yarışacak

Haber-Foto:HAMDİ Gökçen Dünya ve Türkiye’de alanında tanınan 1500 sporcu “Türkiye bilardo şampiyonası finali” için Sinop’ta

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz